Son olarak İklimler filmiyle Cannes semalarından gezinen Nuri Bilge Ceylan şimdi de Fransız Le Monde gazetesinin sinema ekinde ayrıntılı bir şekilde tanıtıldı. Ayrıntılar için alıntıya gidiyoruz efenim.

Fransa’da yayımlanan Le Monde gazetesinin sinema eki, yönetmen Nuri Bilge Ceylan’a bugün tam sayfa ayırdı. Ceylan’ın Cannes Film Festivalinde geçen yıl yarışan ve bu hafta Fransa’da vizyona giren “İklimler” adlı filmine geniş yer ayıran gazete, filmden övgüyle bahsetti. Ceylan ile yapılan bir röportaja da yer verilen haberde, son yıllarda Cannes Film Festivalinin müdavimi olan Türk yönetmenin, ilk defa bir filmde eşiyle birlikte rol aldığına dikkati çekildi. Ceylan’ın filmlerini dijital kamerayla çektiğine ve bu tekniğin ona “kendini ifade etmede daha fazla özgürlük sağladığına” ilişkin görüşlerine yer veren gazete, yönetmenin fotoğraf sanatçısı özelliklerinin bu filmle yine etkisini gösterdiğini yazdı.

Rock’n Dark Express!

Ocak 17, 2007

Efes Pilsen’in düzenlemiş olduğu Rock’n Dark Express huzurlarınızda.

Efes Dark ve Poem Organizasyon işbirliği , Rock müziğinin coşkusunu bu kez Türkiye’nin 10 iline Rock’n Dark Express ile ulaştırıyor. Rock’n Dark Express’in mola verdiği illerde düzenlenecek olan Üniversiteliler Rock Müzik Yarışması ile kazanan yeni yeteneklere de SONY BMG Müzik işbirliği ile albüm ve rock dünyasında yer edinme şansı tanınıyor…

Şeklinde tanıtılan organizasyon ilgi çekici ve haliyle üniversiteli gruplar için büyük bir fırsat. Kocaeli finalisti de Hücre isimli grup olmuş efenim. Diğer gruplarla karşılaştırıldığında -ki burada kastettiğim gruplar Eskişehir grupları- Hücre gerçekten güzel şarkılar yapmış. Evet, vokalde bir Şebnem Ferah havası var :) Buradan hem Hücreyi hem de Eskişehir’den katılan grupları dinlyebilirsiniz. Ne diyelim? Şimdilik herkese kolay gele…

Durup durup Youtube’da In Flames yazıyor ellerim arama kutucuğuna nedendir… Bir gaflettir ki Reflect The Storm’u dinleyeyim dedim ve farkına vardım. In Flames ilk göz ağrım benim. Come Clarity’den önceki iki albümlerinde çuvallamaları, ancak Come Clarity ile nakarat üzerinden şarkı götürme hadisesini aşmaları, her şeyleriyle sağlam grup In Flames.  Yok daha fazlasını yazamayacağım, haddim değil. Buyrun ilk önce okuyun sonra da dinleyin.

Ayricana,  Take This Life, Come Clarity, Only For The Weak, Trigger‘da dinlenesi şarkılarındadır.

Benzemez Kimse Sana

Ocak 13, 2007

 

Ahh be Müzeyyen ablam ne söyler bunu… Neyse Tarkanla idare edelim.

Benzemez kimse sana
Tavrına hayran olayım
Bakışından süzülen
İşvene kurban olayım

Lütfuna ermek için
Söyle perişan olayım
Bakışından süzülen
İşvene kurban olayım

Nan Günnük!

Ocak 12, 2007

dattuk.jpg

Nan günnük, beyaz şaraba vurdum bünyeyi. Finaller var bir yandan, Yunan Edebiyatı Tarihinden hortladım. Canım bir şeyler yapmak istiyor ama ne yapsam datmin olmuyorum. Hala bulamadım içimdeki sesin ne istediğini. O öyle bağırıp duruyor ama ben anlayamıyorum ne istiyor. Neyse sarhoşken fazla yazmak makbul değl bana. Hadi…

Scar Symmetry

Ocak 8, 2007

Az önce Pandora semalarında kulaklığımla sevişirken yeni bir grup keşfettim. Scar Symmetry. Efendim kendileri Sweden dağlarının Melodic sularında çifte kavrulmuş iki kere rafine edilmiş bir Death grubu. (aslında melodic death’de çaktırmıyoruz işte) Tamam alanlarında In Flames kadar iyi değiller lakıın şöyle bir “keşfedeyim kimmiş bunnar nan öğreneyim” duyguları uyandırıyor içinizde. Haa bu uşakların bir de klipsel çalışmaları var lakin baştan söyliyeyim şarkı bir halta yaramıyor :D

Aşk bitti
Elimden sanki minik bir balık kayıp gitti
Aşk bitti
İçimden sanki bir şeyler kopup gitti
Aşk hiç biter mi Hiç bir şey olmamış gibi
Boşlukta kaybolup gider mi
Aşk hiç biter mi

Kalır adımızla
Bir sokak duvarında
Bir ağaç kabuğunda
Bir takvim kenarında
Kalır bir çiçekte
Bir defter arasında
Bir tırnak yarasında
Bir dolmuş sırasında
Kalır bir odada
Bir yastık oyasında
Bir mum ışığında
Bir yer yatağında
Aşk hiç biter mi

Kalır dilimizde
Yinelenen bir şarkıda
Bir okul çıkışında Bir çocuk bakışında
Kalır bir kitapta
Bir masal perisinde
Bir hasta odasında
Bir gece yarısında
Kar bir durakta
Yırtık bir afişte
Buruk bir gülüşte
Dağılmış yürüyüşte
Aşk hiç biter mi

Kalır bir sokakta
Bir genel telefonda
Bir soru yanıtında
Bir komşu suratında
Kalır bir pazarda
Bir kahve kokusunda
Bir tavşan niyetinde
Bir çorap fiyatında
Kalır bir yosunda
Bir deniz kıyısında
Bir martı kanadında
Bir vapur bacasında
Aşk hiç biter mi

Sonuç olarak, biter mi?

(Şarkıyı gönderdiği için Cansuya teşekkürler)

Tatil Bünyesi

Ocak 2, 2007

Normal koşullarda on saat geçmesi gereken otobüs yolculuğunda onbeş saatimi yedikten sabah onbir dolaylarinda vardim memleketime. Ankara’da kıçımız donuyor bari Giresun bir halta yariyordur diye umuyordum (ummaz olaydım). Misafirim ya, umduğumu değil bulduğumu yedim. Hava soğuk, her yer kar, yürümek için akrobasi eğitimi almış olmanız gerekiyor. Hayy ben böyle işin şeklinde başlayıp sinsilesine değin uzanan sövgülerden bir kaçını salladım. İlk gün televizyonun başında geçip semirmekle geçti. İkinci günün gecesi daha kayda değerdi. Şey kadar Bulancak sokaklarını arşınladıktan sonra bari bir film seyredeyim deyü daldım filmciye. Büyük ayıplarımdandır, Cennetin Krallığını seyretmemiştim. Alayım şunu bari dedim. Cızzzzt! (burada eve kadar yürüme ve filmi vcd’ye takma sahneleri hızlı hızlı geçiliyor) Tam filmi alet-ül vcd’ye takıyorum ki Kanal D’de Çıldırış filminin fragmanını gördüm. ”Len lettin, bu akşam iki film izlersin” gazlarıyla ilk önce Çıldırışı seyrettim. İyi ki de seyretmişim, hem film çok güzeldi hem de Keira Knightley. :D (bkz: Kral Arthur, Karayip Korsanları) Çerez niyetine seyrederim dediğim film gecenin filmi oldu üstelik. Cennetin Krallığına gelirsek zaten öyle çok ”ahım şahım” bir film değildi Eva Green dışında. Evet bir ara tatilimin yeni keşifleri olan Eva Green, Keira Knightley ve Natalie Portman (bkz: Closer) hatunsal kişiliklerinin diğer filmlerini seyretmeliyim :D

Lavinia

Aralık 25, 2006

lavinyaflordelys.jpg

Sana gitme demeyeceğim
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar,
Yanımda kal.

Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalan istiyorsan yalanlar söyleyeyim.
İncinirsin.

Sana gitme demeyeceğim,
Ama gitme, Lavinia.
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme, Lavinia.

                                             Özdemir Asaf  (1957)

 

Yok Artık!

Aralık 24, 2006

Çocuk mocuk ama nasıl çaldıkları belli değil. Youtube ömrümüzü yemeye devam ediyor. Nasıl mı? Geçende o blog senin bu blog benim fellik fellik dolaşırkene dm‘nin blogunda bir videoyla karşılaştım. Şey kadar çoluklar  SepulturaRefuse Resist çalıyorlardı. Başka icraatları var mı deyü bakınırken farkettim ki çocuğun biri bir elektro çalıyor, bir bas çalıyor, diğeri hayvan gibi elektro çalarken birazdan davulu konuşturuyor. Biraz daha bakındığımda farkettim ki (bu da elemanın profiline bakmamla gerçekleşti) bu elemanlar Arjantinden. Böyle hayretlere gark olmaktan kendimi alamadım efenim. Hatta dedim ki ulan ben bu kadar gark olduysam, millet de olsun. Ahanda buyrun bakın ne diyeyim:

pikachuelek.JPG

 Iron Maiden The Trooper

Pikachu tişörtlü eleman bas gitarda.

 

davul.JPG

Sepultura Refuse Resist

The Trooper videosunda elektro çalan eleman bu sefer bateri başında. Pikachu tişörtlü veled-ül levazımat ise elektroda bu sefer.

 

İnsan mısınız laahn siz?